GAR-I HiRA’DA

Posted On Haziran 23, 2007

Filed under Uncategorized

Comments Dropped leave a response

GAR-I HİRA’DA

Hz.Muhammed 40 yaşına geldiği zaman halinde bir başkalık sezilmeye başladı.Eskiden beri vakarlı ve daima tefekkürlü idi.Fakat şimdi daha bir başka bir ruhi halet içinde olduğu belli idi.Dünya meşgalelerinden el çekip inzivayı severdi.Sessiz vi iddiasız bir hayat geçirirdi.Bu dünyanın dağdağasından uzak,gürültüden azade tenha bir yere çekilip sükut içinde tefekküre dalardı.Kendisi için Mekke’nin üç mil yukarısındaki Hira dağında bir mağarayı seçmişti.Ramazan ayını burada geçirmeyi adet edinmişti.Hira,derin bir sükunet içinde ruhani tefekkür ve mukarebe için en elverişli bir yerdi.Ramazan ayı girince yanına yiyip içecek alır,hayat gürültüsünden,insanların dedikodusundan kaçarak oraya gider,orada ibadetle vakit geçirirdi.Yanındaki yiyeceği bitince Mekke’ye Hatice’nin nezdine döner,biraz kalır,yine yiyecek alıp mağaraya giderdi.Kendisini orada ruh sükunetine verir,tefekküre dalardı.Zaten O’nda büyük ruhi değişiklikler oluyordu.Cenab_ı Hak Onu büyük vazifeyi tahammül ve ifaya hazırlıyordu.Kulağına gaibten sesler geliyor.”Sen Resulu’llahsın”deniyordu.Gözüne melekler görünüyordu.Rüyaları olduğu gibi aşikare çıkıyordu.Bunlar hep risalete,insanları büyük da’vete hazırlık içindi.O,beşerin İlahi mürşidi olacaktı.O Hatemü’l_Enbiya idi.

Miladın 610 yılının Ramazan_ı mübarek ayı yine gelmişti.Hazret_i Muhammed,adet üzere yanına lüzumu kadar yiyecek alarak Hira dağına yollandı.Ağır ağır gidiyordu.Ayakları yolu tanıdığından yol düşüncesi yoktu.Fakat başı biraz öne eğilmiş,vakarlı ve nurlu alnında derin düşüncelerin izleri okunuyordu.

Bütün Mekke halkının saygısını kazanan,sıdk ve emanetine bütün kavmi şehadet ederek Muhammedü’l_Emin adını verdikleri bu zat,acaba neden böyle düşünceliydi.Şüphesiz ki O’nu bu düşüncelere sevkeden kavminin dalaleti,bütün beşeriyetin şakaaveti idi.O,büyük hakikatı aryordu.Fakat ona yol neredendi?Kavmi,fayda ve zarar vermekten aciz putların önünde geliyorlardı.Onlara Tanrı diye tapıyorlardı.Halbuki onların ne yaratıp rızık vermek elinden gelir,ne de bir zarar ve felaketi defetmeye güçleri vardır.Taş ve ağaç parçalarından ibaret şeyler!Öyle iken kavmi onların önünde tazarrü’ ve niyaz ediyorlar,onlara yalvarıyorlardı.Hübel,Lat,Uzza ve daha bilmem ne,sayıları 360’ı bulan bu putalara niçin eğiliyorlar?Bu kadar dalalet olur mu?Bu hal sürüp gidecek mi?Bir hak mabedi olan Kabe’nin içinde bu putlar ne vakte kadar duracak?Hazreti İbrahim ve İsmail onu Allah’a ibadet için bina etmişler,rüku edenler secdeye kapananlar için tertemiz bırakmışlardı.Şimdi ise oraya putlar dolmuştu.Dalalet her tarafı sarmıştı.Yalnız bu kadar mı?Bütün dünyayı kaplayan bir dalalet kasırgası beşeriyeti kırıp ezmekte idi.Şirk ve tuğyan dalgaları cihanı kaplıyordu.Araplar kız çocuklarını diri diri toprağa gömer,Mecusiler ana ve kız kardeşle nikahı helal sayar,barbarlar ülkeleri tahrip ve kulları ta’zib ederdi.İnsanlığın hali ne olacak?Bunun sonu nereye varacaktı?

Bunlar gibi nice düşünceler dimağını meşgul etmekte iken mağaranın ağzına gelmişti.Uzaktan çöllerin kumlarını,vahaların çimenlerini yalayarak gelen hafif bir rüzgar yüzünü biraz serinletti.Ayağının altında serilmiş yatan çöller,vadiler,vahalar var.Gözlerini göklere çevirdi.Mavi gökte sayısız yıldızlar ve ay parlıyor;biraz sonra,güneş de doğacak.Uçsuz bucaksız fezalar ve nice alemler…Bunların halikı olan Zat_ı ecell ü a’layı bir bilip yalnız O’nun huzurunda eğilmek,işte ulu hakikat budur,hidayet budur.Ah beşeriyet bunu bir bilse..!

Mağarada hangi şeriat üzere ibadet ederdi?Hazreti İbrahim şeriati üzere idi;yok,Musa ve İsa şeriatleri üzere diyenler var.İbn_i Kesir bu hususta bir çok rivayetler nakleder.En doğrusu kendisince hak olan şeriat üzere idi,der.İmam_ı Buhari Hazret_i Peygamber’in Hira dağında ibadetle meşgul olduğunu söyler.Böyle inzivaya çekilip muayyen bir vakti ibadetle geçirmeğe(Tehannüs)veye(Tehannüf)denir.Aynı (Umdetü’l_Kaari)denilen Buhari şehrinde,bu(Tehannüs)kelimesini izah ederken şöyle demektedir.”Peygamberimiz’in ne surette ibadet ettiği sorulacak olursa,bunun tefekkür ve ibretten ibaret olduğunu söyleriz.”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s